İbni Sina
İslam filozofudur. Asıl adı Ebuali Hüseyin Avi Cenne olan İbni Sina, 980 yılında Horasan'ın Afşin köyünde doğdu. Doğunun yetiştirdiği en büyük, en ünlü Türk bilgini ve filozofudur.

Babası Beln'li Abdullah Horasan'a göçmüş, Afşin köyüne yerleşerek bu köyden bir kızla evlenmiştir. İbni Sina bu evlilikten dünyaya gelir.

Batılılar İbni Sina'yı daha ziyade Avi Cenne adıyla tanırlar. Babası tarafından çok iyi bir öğrenim yapması, devrin en ünlü bilgelerinden ve bilim adamlarından eğitim görmesi sağlanan İbni Sina, Samanoğulları hükümdarlarından birini ölüm döşeğine düşüren çok ağır bir hastalıktan kurtarmış, dolayısıyla Samanoğulları kütüphanesini dolduran değerli eserlerden yararlanmağa hak kazanmıştı.

Sonradan babasının ölümü ve Samanoğulları Devleti'nin yıkılmasıyla Horasan'ın Gürcan şehrine yerleşen İbni Sina, üstün yetenekleri ve sınırsız bilgisiyle Hemedan hakiminin de hayatını kurtarmış, onun veziri olmuştur.

"Şifa" adını taşıyan eserini yazması bu döneme rastlamaktadır. Hakimin ölümüyle yerine geçen kimsenin vezirliğini kabul etmediği için zindana atılmış, İsfahan Hakiminin Hemedan'ı zaptetmesiyle zindandan kurtulabilmiştir. Hakimle birlikte İsfahan'a giden İbni Sina, orada da rahat yüzü görmemiş, Gazneliler'in şehri alması üzerine tekrar Hemedan'a kaçmıştır.

İlk öğretmeni Ebu Abdullah'tan Kuran, fıkıh, mantık, geometri, astronomi ve fiziğe giriş dersleri alan İbni Sina, sonraları İbni Yahya'dan hekimlik (doktorluk) öğrenmiş, Farabi'nin eserleriyle de felsefeye girmiştir. Eserleri Avrupa üniversitelerinde ders kitabı olarak okutulan İbni Sina, Berthelot tarafından bugünkü kimyanın gelişiminde temel taşlarından biri sayılır.

İbni Sina 1037 yılında bir mide hastalığı nedeniyle Hemedan'da ölmüştür.

Bir felsefe ansiklopedisi sayılan "Şifa", bir tıp ansiklopedisi niteliğindeki "Kanun", "Kitab-ül-insaf", "Necat", "İşarat" ve Aristo'nun bütün eserlerinin açıklaması, yorumu üzerine 20 cilt, İbni Sina'nın en önemli eserleri arasındadır.